Ay Işığında - Moonlight Mile Filmi

 

Son filmi "Moonlight Mile" olan filmin hem senaristi hem de yönetmeni Brad Silberling "Trajedinin ortasında hissettirilen bir komedi unsuru, doğal bir dinamik etkisi yaşatır." diye bir hüküm öne sürmektedir. "Sonlarda yaşanacak olan ciddi sorunlar, ya da beklenmedik eğlenceli şeyler ne olmalıdır? Yüksek kesim insanlarının bu durumlarda vereceği tepkileri asla önceden kestiremezsiniz. Ben kendi hayatımda filmin kahramanı Joe'nunkine benzer bir kayıp yaşadığımdan bu gerçekten çok küçük bir detay ve çok özel olurdu. Bazen yaşam senin yardımcı yazarın olur."
 
The Graduate" (Aşk Mevsimi) filminin de yapımcısı olan Mark Johnson "İronik olarak, 'The Graduate' (Aşk Mevsimi) filminde olduğu gibi bazı komedi parçacıklarından hoşlanmıştım" diye dikkati çekiyor. Daha sonra, burada da geleceği planlayan ve hayatı algılamaya çalışan ve çevresinden imalı bir şekilde destek gören bir genç adam var. "Moonlight Mile" filminde Jack Gyllenhall'in üstlendiği Joe Nast karakteri, yaşadığı nişanlısının trajik kaybı ile Susan Sarandon ve Dustin Hoffman'ın canlandırdığı nişanlısının ailesi Ben ve Jojo Floss ile birlikte yaşaması gerektiğini düşünüp, bunun ikilemini yaşayan bir gençtir. Joe üstlenmesi gerektiği rol ile kalbini takip etmesi arasında bölünürken, film Joe'nun yaşadığı bu duygusal karmaşayı komik bir şekilde yansıtmaktadır.
 
 
Silberling sözlerine şöyle devam ediyor: "Joe'nun böyle bir kayıpla, bundan sonraki hayatında yaşamına devam mı etmeli yoksa sadakatinin ölçüsü olan aile ile yaşamalı mı bilemez. Bu gerçekten çok kafa karıştırıcı bir durumdur ve bunun hiçbir kuralı yoktur." Silberling, "Genç bir adamı çevrilmiş olduğu olumsuz koşullardan alıp gerçek ruh eşi olan bir başka kadınla umulmadık bir zamanda karşılaştırın. Aniden, O, bu gerçekten tuhaf durumda gölgeler arasında gizlice dolaşır. Ama aşk olması gerektiği zaman oluşur." diye konuşmasını sürdürüyor.
 
Joe'nun hayatında yeni aşkı olan Berti Knox rolünü üstlenen Ellen Pompeo'nun gözlemleri ise şöyle: "Sonuçlar söz konusu olmadığında bazen yabancılara hiçbir şey söylemeyiz. Joe'nun sayesinde Bertie kendi hakkında bir çok şey öğrenir. Bertie'den etkilenen Joe'da kendini yeniden tanır. İlk başta her ikisinin ortak noktası kayıplarıdır, ama bu yerini daha sonra umutlara ve güzelliklere bırakır.
 
Ay Işğında - Moonlight Mile Rol Dağılımı
 
1970'li yılların başında New England'da geçen filmin konusu, mutluluğa ulaşamayan bir aşk hikayesini, genç bir adamın evlenmek üzere iken zamansız kaybettiği nişanlısının ardından aileden ayrılamamasını anlatır. Sevdiği kızın ölümünün ardından kızın ailesi ile birlikte çok büyük bir acı içinde yaşarlar. Bir yandan bölge avukatı araştırmalarına devam eder ve ailenin haklarını savunurken, diğer yandan Joe bir başka kadına aşık olur ve amacının dışında davranmaya başlar.
 
Silberling üç Akademi ödüllü olan ve 15 kez aday gösterilen oyuncularının olağanüstü hünerlerini sergilemelerine bir anlamda izin vermedi. Oyuncularının geçmiş deneyimleri Silberling'i hiç etkilemedi. "Tüm oyuncularımı değiştirdim; onların ödüllerini ellerinden alıp, muhteşem bir el yapımı masanın üstüne koydum. Bu durum onların rollerine daha da ısınmalarına ve ağızlarının heyecanla beklemelerine sebep oldu."
 
"Ciddi olarak gerçeği kabul etmeli ve bir yönetmen olarak çabuk karar vermelisiniz. Kendi hassasiyetiniz için işlere bu şekilde başlarsanız güven duygusu devam eder ve karşılıklı bir şekilde gelişir. Kafamda iki kişi vardı. Susan Sarandon ve Dustin Hoffman. Benim rüyam ikisini bir araya getirmekti. Onların ritimlerini ve kendilerine özgü oyunculuklarının detayları ile yazmaya başladım. Her ikisini beyazperdede yan yana gördüğümde rüyam gerçekleşmiş oldu.
 
Filmde Ben Floss karakterini canlandıran Hoffman, emlak işlerine; kızının ölmesine rağmen o'nun nişanlısı ile devam eder. Tamamen bir yanılsamanın içindedir. Bu sebeple, yaşadığı büyük üzüntü süresince Joe ile kağıt üzerinde bir anlaşma yapmayı uygun görmez. Bu aslında bir anne ve babanın hikayesidir.
 
Hoffman, Silberling'in sözlerine şu ilavede bulunuyor. "Çocuklar büyürler ve anne babalar çocuklarındaki değişimleri kaldıramazlar. Onlar çocukları ile nasıl ilişki kuracaklarını bilirler, ancak onlar da bir zamanlar evlat olmuşlardır. Kendileri çocukluk dönemlerinde nasıl hata yaptıklarını bilmezler."
 
Yapımcı Mark Johnson görüşlerini, "Anne karakterini canlandıran Jojo tamamen durumun dışında kalır. Elini eteğini her şeyden çeker. Durumu bir komedi halini alır. Yas içindedir ve istediği her şeyi sınırsız olarak ifade eder. Nasıl isterse öyle davranır. Sıradan hayatlarının içinde bana göre Jojo ve Ben şiddetli ve gürültülü kavgalar ederler, ama Jojo kocasını taparcasına sevmektedir. Tahminimce onlar birbirlerine vahşi derecede aşıktırlar." diye dile getiriyor.
 
Silberling, Johnson'ın sözlerine katılarak "Jojo ve Ben'in evlilikleri harikadır ve tutkulu bir aşk içindedir. Jojo eksiksiz bir kadındır ve aşırı bir güven duygusuna sahip olmayı sever. Hiçbir davranışını ve fikrini sınırlamayan ve kendine sansür uygulamayan bir kadındır."
 
Susan Sarandon projeye katılan ilk oyuncudur. "Susan olağanüstüydü. 2 yıl sürecek yapım süresince düşünülen ilk oyuncu kendisi oldu. Bana göre olması gereken en iyisi de bu karardı. New York'a geri döndüm ve o'nunla tanıştık. Sadece şunu söyledi: 'Bu işi hallet.'"
 
Sarandon görüşlerini şöyle dile getiriyor: "Benim için en önemli şey oynadığım karakterleri bir kez daha oynamayı istemiyor olmamdır. Bu filmdeki rolüm, bazı değişikliklere açıktı. Senaryoyu okuduğumda çok sevdim. Çünkü oldukça orijinal idi. Acı ile yaşamayı Jojo kadar iyi bilen birini hiç tanımadım. Elimde bir monolog vardı ve Ben ile evli bir kadını tasvir ediyordu. Çok eğlenceli idi, ancak felsefi bir yanı da vardı. Beni harekete geçiren şey de bu oldu."
 
Sarandon ve Hoffman'ın daha önce birlikte çalışmamalarına rağmen, uzun süre evlilik hayatı içindeki bir çifti canlandırmaları kolay oldu. Hoffman gülerek;"Evli bir çifttik. Ve sette bazı genel şeyleri paylaştık. Susan çok iyi bir annedir. Ben de öyle sayılırım. Çocuklarımız hakkında konuşuruz. Her iki ailede tek bir aile halini aldı." diye ifade ediyor. Sarandon, "Bu rol bana Dustin ile gerçekten evli olduğum hissini verdi. Her ikimiz de kendi aile yaşantımızda mutlu insanlarız. Ben ve O bu duygular ile motive olduk." diye sözünü kesiyor. Gyllenhaal'ın görüşleri ise: "Bertie filmdeki gerçek aşktır. Filmin içinde öyle bir unsurdur diğer karakterleri de birbirine bağlar." şeklindedir.
 
Silberling: "Holly Hunter'ı sosyal olarak biraz tanırım. Ancak birlikte hiç iş yapmadık. Oyun dağılım yönetmenimiz Avy Kaufman bana bir mesaj gönderdi ve benim arkadaş çevremden öyle birini tanıdığını söyledi ki bu rolün O'na çok uygun ve yerinde bir karar olacağını iletti. Çalışmaya başladık ve sekizinci dakikada 'Hay Allah! Ben Holly'i nasıl düşünemedim?' diye sordum kendi kendime." diye görüşlerini açıklıyor.
 
Holly Hunter, rolünün gerektirdiği her şeyi iyice araştırdı. Hunter konu hakkındaki görüşlerini: "Brad bana Marcia Clark'a gitmemi ve O'nunla konuşmamı önerdi. Ben de aynen uyguladım. Her bir sahne için kelimesi kelimesine sadık kalarak iki saatten fazla bir süre harcadım. Çünkü ne mahkeme salonları ne de kanunlarla yakından veya uzaktan ilgim olmamıştı. Rolümün gerektirdiği deneyimleri kazanmak benim için inanılmaz derecede bilgilendirici oldu." diye açıklıyor.
 
Set hakkında
 
"Moonlight Mile"ın 1973'te Massachusettes'te Cape Anne'ın film için kurgulanmış bir şehrinde olması planlandı. Film yapımcıları için set; önceden düşünülmüş ve tasarlanmış seçimdi. Silberling: "Bu aşk hikayesinde temel olarak sunulan iki hayalet vardır. Nişanlısı Diane yakın zamanda öldürülen Joe'nun olayında daha belirgindir. Bertie'ninki ise daha komplikedir. Çünkü erkek arkadaşı Cal, Vietnam'da savaşırken denizde kaybolmuştur. Filmde O'nu öyle bir yere koymalıydım ki, duygusal açıdan bir tamamlanmanın yaşanmaması gerekiyordu. O anda hikayeyi yerleştirme görevi bana, bu yaralı iki ayrı ruhu birleştirmeme izin verdi. Çok üzüntü verici bu tür olaylar dünya üzerinde pek çok yerde yaşanıyor olabilir.
 
Filmin kostüm tasarımcısı Mary Zophres; ilk toplantılarını hatırlar ve Silberling'in çok özel renklere sahip paletin kafasında oluştuğunu ifade eder. "Bu öyle bir palet ki; üzerindeki renkler toprağa ait tonlar, altın sarıları, kahverengiler, kızıllar, bazen de yeşil zeytin renkleri, ya da orman yeşilinin ara tonlarına sahiptir. Ancak, tümü yeteri kadar dışavurumcu olmalıydı. Geleneksel siyah olmamalıydı. Joe, filmdeki karakter değişimine geçtiği anda O'nu koyu mavi bir takım elbise ile görüyoruz. Çünkü o artık aşkını ve kendini bulmuş, kendi seçimini yapabilen özgür bir erkektir."
 
Zophres sözlerine şöyle devam eder: "Joe, film içinde pek çok kez kıyafet değiştirir. Tüm bunların da kendine özgü anlamları vardır. Filmde daha çok O'nu koyun postundan bir ceketle görüyoruz ki, bu da anlamsal olarak artık O'nun güvenli bir sığınma alanına ihtiyaç duyduğunu gösterir. Missy Stewart filmin yapım tasarımcısıdır: "New England, filmin içinde ayrıca bir karakter olmuştur. Onun ana caddelerinde çekim yaparken; yapılan işlerin adı değişti, acı veren tarihi hatırlandı ve onların görünüşleri başkalaştı. Bizim için şanslı bir durum vardı ki 70'li yıllardan bu yana mekanda da değişen pek bir şey görünmüyordu.
 
Cadde üzerinde Ben'in emlak ofisinin tam karşısına adı "Neighbors/komşular" olan çok şatafatlı bir dondurma satan salon yerleştirilmiştir. Yapım tasarımcısı Missy Stewart işin içine biraz ironi katarak, çiftlik insanları ile hukuk arasındaki farklı düşüncelerin toplum hayatını nasıl olumsuz etkilediğini belirtiyor.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !